Sonunda mezun olduk. İki güne yayılmış olan törenlerden ilki acı verici uzunlukta ve gayet saçma içerikliydi. Garanti Bankası bilmemne yöneticisinin bile çıkıp konuşmasından mı bahsedeyim, sözde öğrencilerle ilgili olması gereken törende rektörün "ben yaptım, ben ettim..." sözlerini bolca tekrarladığı, araya "installation", "challenge" gibi yabancı kelimeler kattığı işkencevari nutuğundan mı. Asıl ailelere yazık olduğu kanısındayım zaten, hiç mi hiç umurlarında olmayan insanları saatlerce o sıcakta dinlediler. İkinci gün ise kısa tutulmuş, duygusal bir diploma töreni yaşandı. Her bölüme ayrı saatlerde, ayrı salonlarda randevu verilmişti, yarım saatte oldu bitti işte. Ardından fotoğraflar, falan filan derken diplomalar elimize tutuşturuldu, mezun olduk. "Mezuniyet modası" şeklinde sözlerime devam edersem balo gecesi anlaşılacak diye endişeleniyorum; hayır efendim, baloyu (baloya değil) teşrif etmedim, kendimce sebeplerden ötürü. Fakat duyduğuma göre bembeyaz gösterişli tuvaletlerden tutun, yazlık alelade penyelere kadar uzanan geniş bir giysi yelpazesi göze çarpmış. Bunları, kendisi de şatafatlı denebilecek bir elbise giymiş olan Selen'den öğrendim. Siyah-beyaz eğik çizgili, satenvari elbisesinin göğüs dekoltesinde beyaz taşlı bir bölüm vardı. Yine uçları taşlı ayakkabısı ve benim ödünç verdiğim beyaz taşlı pırlanta çakması küpelerle şıklığını tamamladı. Fakat başına gelecekleri önceden tahmin etmiştim ben (sarhoşluk bölümünü olmasa da). Gerek topuklu ayakkabı giymeye alışkın olmadığından, gerekse ayakkabısının "vurucu" yapısından, Selen geceyi ayakkabısız ve ayağına ne idiğü belirsiz şeyler saplanmış olarak tamamlamış. Ayağının dört bir yanının yara olması da cabası. Kep töreni modası ise hayli enteresandı. Tahmin etmediğim kadar gösterişli giysiler ve topuklu ayakkabılar giymişti arkadaşlarım. Kırmızı elbiseli, 8 cm topuklu stilettolar giyen de vardı, yine sadelikten şaşmayıp kumaş pantolon - beyaz gömlek giyen de... Kimi sivri zekalılar ise yanlarında çanta getirip bir de utanmadan cüppenin koluna asmışlardı. Herkes iyice büyümüş gözüktü böylece gözüme.
Bahsetmek istediğim başka bir şey de yine bir web sitesi. Modayla ilgilenen birçok kişi bu adresi duymuş olabilir, fakat Türkiye sakinleri için pek kullanışlı olduğu iddia edilemez www.ideeli.com'un. Bu sitede tasarımcı ürünü kıyafet ve aksesuarlar ya yarı fiyatından bile aza, ya da "giveaway" başlığı altında BEDAVAYA veriliyor. Yalnız bu ürünlerden çok sınırlı sayıda olduğu için üyeler arasından yalnızca çekiliş sonucu kazanan kişiler bunları elde edebiliyor. 1st row ve 2nd row şeklinde ikiye ayrılıyor üyelikler. 1st row için cüzi bir miktarda para ödemek gerekirken 2nd row ücretsiz. Bununla bağlantılı olarak giveaway ürünler sadece 1st row'lara veriliyor, yine indirimli ürünler de onlara daha önce sunuluyor. Türkiye'den istesek de 1st row üyesi olamıyoruz, zira bunun için amerikan gsm operatörlerinden birini kullanıyor olmamız gerek, bütün bilgiler cep telefonuna iletiliyor. Aynı zamanda Türkiye'ye kargo da yok, illa ki kargo olan yerlerden birinde tanıdığınız falan olacak. Yine de prensipte güzel bir site, normal şartlar altında bu ürünleri almaya parası yetmeyecek birçok insan buradan bir şeyler kazanıyor. Ayrıca bu yazdıklarımı Amerika'dan okuyan biri çıkarsa (tabi...) (ingilizce yazmadığımı da hatırlatıyorum kendime tekrar) (yazabilirim aslında), işine yarar bakarsınız!
Cuma, Temmuz 04, 2008
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

1 yorum:
adeta bir saracesikaparkir, bir fakinbladiayseozyilmazel. arayi acma, yaz daha.
Yorum Gönder