Solda gördüğümüz bu blazer "the blazer" tabir edebileceğimiz ceket. Bir önceki yazıma atıfta bulunmama neden olacak kendisi, zira Gossip Girl'de Blair Waldorf'un üstünde de görülmesiyle bir "balenciaga blazer" hezeyanı başladı, bu işte o blazer. Bir yandan da blazer'a haksızlık edip Blair'in lise ceketi (ne de olsa bir liseli çıtır kendisi) sanma yanılgısına düşebilir bazı arkadaşlar. Ceket, bu fotoğrafta siyah görünmesine rağmen lacivert. Üzerinize afiyet, ben siyahla laciverti çok zor ayırt ederim. Bir şeyin lacivert olduğundan şüpheleniyorsam çareyi siyah olduğuna emin olduğum herhangi bir şeyin üstüne koyup karşılaştırmakta buluyorum. Benim renk körlüğümü bir kenara bırakıp ceketi incelemeye devam edelim. Mavi-s
arı şeritler var yakasından aşağı inen. Çift düğmeli olduğu için klasiklikten uzaklaşıyor. Sol tarafında (giyene göre sağ) iki cep görünümü var, diğer tarafta tek. Göğüs cebinde kırmızı bir arma göze çarpıyor.
İkinci Balenciaga blazer'ımız siyah ve kadife. Yakalarında bir ters çevrilme görüntüsü kullanılmış. Glam bir hava yaratmak için birebir. Yine armalı düğmeleri ve göğüs cebi arması gibi ayrıntıları var. Fotoğrafta baklava desenli bir ceket ve beyaz pantolonla giyilmiş, bunların yanısıra kullanılan kemer de erkeksi havaya k
atkıda bulunuyor. Siz illa bunu giyince bu kadar erkeksi olmayacaksınız, yani.
Yine solda bu kez renkli bir blazer görüyoruz Balenciaga'dan. Bu kadar cesur bir renkle daha radikal bir kesim zor kullanılırdı zaten. Benden Balenciaga'ya bir alkış. Çok önemli çünkü benim alkışım. Evet, klasik kesimli bir blazer, tek sıra düğmeli, keskin yakalı, iki cepli. Siyah ayrıntılar var yakasında, cep, kol ve eteklerinde. Böyle bir modelde elzem olan şey üste tam tamına oturması. Sakın gidip kalın kalın kazakların üstüne denemeye kalkmayın. Ceketin kısalığı da ceketi ayrıca feminen göstermiş. Ben eski Chanel tayyörlerin ceketlerine benzettim biraz. Düğmeler tabii yine armalı.
Ben son olarak göstermek istediğim bu sağdaki blazer'ı da çok beğendim. Gemici modelinde olduğunu görüyoruz, gerek lacivert-beyaz olmasıyla, gerek tek kolundaki şeritler sayesinde. İki düğmeli (armalı), geniş cepli. Geniş yakalara sahip. Fotoğrafta birlikte kullanıldığı giysiler de gemici havasına katkıda bulunur nitelikte seçilmiş: laciver-beyaz çizgili kazak, beyaz pantolon, açık kahve, ince kemer.
Balenciaga'nın blazerları bu gördüğümüz fotoğraflarda hep atkı, fular ve boğazlı kazaklarla birlikte görülüyor, bu da daha spor bir hava vermiş onlara. Siz daha değişik kullanabilirsiniz tabii blazerlarınızı. Neler yapabilirsiniz bir düşünelim bakalım:
1. Skinny jean ve askılı bir bluzla ya da rahat bir t-shirtle kullanırsanız son derece "casual" bir hava yaratabilirsiniz. Altına çizme de giyebilirsiniz, spor ayakkabı da. Spor ayakkabı seçecekseniz erkeksi modellerden uzak durun. Blazer zaten yeterince erkeksi bir şey. Kemeriniz için hareketli bir model seçebilirsiniz. Bere takarsanız da itirazımız olmaz.
2. İşe giderken kumaş bir pantolon ya da resmi bir etekle giyebilirsiniz. Kim demiş işte şık olunmaz diye. Kimse dememiş. Ama ben dikkat çekici de olabilirsiniz diyorum. Şu pembe Balenciaga'yı giydiğinizi düşünün, mesela süslü, beyaz bir gömlekle. Yalnız, ben olsam gri, özellikle de pileli gri etek giymekten uzak dururum blazerların. Fazla liseli görünebilirler, hem de yanlışlıkla. Niyetlenerek oluşturulmuş bir liseli görünümünün (o kadar da) sakıncası yok. Niyetiniz oysa ekoseli etek giyin, arkadaşlar. Kravat bile takabilirsiniz.
3. Gece de blazerla dışarı çıkılır. Şu payetli bluzlar bu yıl da iddiasını sürdürüyor. Üstünüze payetli ve/veya dekolteli bir bluz, altınıza da şort giyebilirsiniz. Altına da bir bilek botu çaktınız mı, sizden daha şıkı olmayacağına garanti veremem ama daha "trendy"si olmaz herhalde. Trendy de ne çirkin bir laftır. Maalesef güzel Türkçemizde bunun tek kelime bir karşılığı yok. Modayı takip ettiğiniz herkes tarafından fark edilecektir, diyelim.

